Bu da sanatsal şovenizm



Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Resim İş Bölümü'nde yüksek lisans yapan Rêdî Sadi Toprak, Evin Sanat Galerisi'nin bu yıl ikincisini düzenlediği Nuri İyem Resim Yarışması'nda yaptığı resme kullandığı Kürtçe isim silindi. İsmin silinmesine tepki gösteren Toprak, Kürtçe'ye yönelik şovenizmin sanat alanında da hakim olduğunu söyledi.

Kürtçe'ye yönelik tahammülsüzlük sadece siyasi alanlarda değil, aynı zamanda sanatsal alanlarda da kendisini gösteriyor. Adana'da Evin Sanat Galerisi'nin ikincisi düzenlediği Nuri İyem Resim Ödülü Yarışması da Kürtçe'ye yönelik tahammülsüzlüğü bir kez daha gözler önüne serdi. ÇÜ Resim İş Bölümü'nde yüksek lisans eğitimi gören Urfa Bozovalı (Hawaq) Rêdî Sadi Toprak, katıldığı yarışmada yaptığı resme Kürtçe isim verdi. Toprak, yazdığı ismin Türkçe anlamını da yazmasına rağmen galerinin, Nuri İyem Resim Yarışması Düzenleme Kurulu üyeleri tarafından resimdeki Kürtçe isimlerin silinerek yerine sadece Türkçe isim verilmesine tepki gösterdi. Daha önce de bu tür yarışmalara girdiğini ve ilk defa böyle bir uygulamayla karşı karşıya kaldığını belirten Toprak, 'Yaptığımız resimler Türkiye sanat ve edebiyatına büyük bir katkı sunmaktadır. Daha öncede girdiğim birçok yarışmada birincilik ödülü kazanarak sanata katkı sağlama yönünde birçok çabam oldu. Yaptığım resimleri Türkçenin yanında İngilizce anlamını da yazıyorduk. Birçok yabancı dilde anlamını da yazıyorduk. Fakat burada ilk defa Kürtçe bir isim yazmamıza tahammülsüzlük gösterildi' diye konuştu. Toprak, şunları söyledi: 'Şimdiye kadar Türkiye'de şovenizmin hakim olmadığı tek alan plastik sanatlar alanıydı. Ama maalesef bu yıl Evin Sanat Galerisi'nin ikincisini düzenlediği Nuri İyem Resim Yarışması'nda şovenizmin bu alanı da artık hakimiyeti altına aldığını gördük. Belki kurul bu uygulamasıyla Kürtlere yönelik asimilasyon politikasından sonuç alabileceğini sanıyor olabilir, fakat bu tür baskılar Kürt diline yönelik aşkı daha da artıracaktır. Benim tek isteğim bu konuda Kürt diline yönelik geliştirilmek istenen asimilasyona karşı toplumun duyarlı davranması ve her zaman kendi dilini geliştirmeye çabalamasıdır. Aynı zamanda sorumlu kişilerinde bir araya gelerek bu uygulamalara karşı güçlü bir ses ortaya çıkarması gerekiyor.'

DİHA