Devrimci - Murat Belge



Öyle anlaşılıyor ki, bizim memleketin solunda yer alan bazı arkadaşlarımızın zihninde, belki daha çok da bilinçaltında, oldukça kendine özgü bir devrimci kavramı var. Bu, ortaklaşa bilinçdışına özgü imgeden söz ettiğim için, söylediklerim kimsenin fiilen ağzından çıkmış şeyler değil; ama birilerinin ağzından çıkanların altında yattığını düşündüğüm şeyler.

Ayakkabıcı dediğimizde aklımıza nasıl ayakkabı yapan bir adam geliyorsa devrimci deyince de devrim yapan birini zihnimizde canlandırıyoruz herhalde. Bu adam, öyle ufak tefek, çerezlik işlerle uğraşmıyor, zamanı gelince devrim yapıyor.

Çocukluğumda okuduğum Hayvanlar Âlemi gibi çocuk ansiklopedilerinde, karıncalarla ilgili bir şeylere rastlamıştım. Bütün bilgiler zaman içinde değişiyor, yenileniyor; bu da değişti mi, bilmem. Ama asker karınca denilen, her yuvada bulunan bir karınca tipi olduğunu okumuştum. Bu karınca sadece dövüşmeyi bilirmiş, elinden başka hiçbir şey gelmezmiş. O kadar ki, karnını doyurmayı bile beceremez, bildiğimiz sıradan işçi karıncalar bunların ağzına yem koyarak beslermiş. Bir zamanlar bizim memlekette de profesyonel devrimci denilen bir insan tipine şimdikinden daha sık- rastlanırdı. Bunları görünce nedense aklıma hep asker karınca gelirdi.

İnsanlar Âlemi diye genellenebilecek, tarih kitaplarını okuduğumda, zihnimde Bolşevik diye bir insan tipi canlanmıştı. Bolşevik deyince kavram daralıyor, bir zaman ve mekânla sınırlı bir tip kalıyor ortada. Muhtemelen bu çok doğru değil; dediğim insan türü muhtemelen her yerde vardır az da olsa.

Ama Bolşevik, bu insan tipinin özel ve iyi bilinen bir örneği. Onun için, ona referansla konuşmakta ciddi bir sakınca yok.

Benim bu soyutlamadan anladığım, öncelikle, elinden her iş gelen bir insan tipidir. Yani, asker karıncanın ya da bizdeki profesyonel devrimcinin tam tersi. Sonuç olarak, takıntılı bir insan tipidir; o da, yaptığı her şeyi devrim için yapar. Bu özelliğiyle, bana çok sevimli gelmez doğrusu, ama çok saygıdeğer gelir. Bu adamı bir gün fabrika semtinde işçilere, ertesi gün kırda köylülere propaganda yaparken görebilirsiniz; akademik bir konuda bilgi toplamasını söyleyin, kitaplığa kapanıp o bilgiyi çıkarır; falancanın evine ahçı kılığında girip istihbarat toplayacaksın deyin, yemek pişirmeyi de bilmiyorsa- öğrenip o işi de yapar.

Böyle adanmış ve böyle becerikli bir adam olduğu için, koşullar belirli bir durumu ortaya çıkardığında, devrim de yapar. Ama zaten koşullar sadece kendiliğinden anlayamadığımız, analiz edemediğimiz birtakım mistik mekanizmaların çalışması sonucu- böyle bir durum yaratmaz. O koşullarda ve o durumda, anlattığım bu insan tipinin de payı vardır. Daha doğrusu, nesnel ve öznel diye zihnimizde soyutlayarak ayırdığımız koşullar, gerçekte tamamen içiçe geçmiş olarak varolurlar. Böyle adamların varlığı ve etkinliği böyle bir durumun oluşmasına imkân verir ve adamlar böyle olduğu için de, o durumdan bir devrim ortaya çıkar.

Bolşevikler 1900de de aynı Bolşevikler (henüz Menşeviklerden de ayrışmamış olarak), Çarlık aynı Çarlıktı. 1905 olmadı; 1917 oldu. Tabii bu iki tarih arasında, dünya savaşı gibi çok önemli bir fark vardı. Ama aynı zamanda, devrimcilerin 12 yıllık etkinliğinin birikimi de vardı.

O yılların bir devrimcisini, imkân olsa da diriltsek ve bugünkü Türkiyeye getirebilsek... Bir yanda kapatma davası, öbür yanda Ergenekon davası... Radek veya Buharin veya Troçki, bu duruma bakacak ve Bu işler bizi ilgilendirmez. Biz tarafsız kalmalıyız diyecek!..

Ya da, diyelim Narodnikler hükümet kurmuş, icraatlarından biri de Okrananın insanlık dışı etkinliklerini teşhir etmek. Lenin, Bu bizi ilgilendirmiyor diyor ve Rusyada kapitalizmin gelişmesini incelemeye devam ediyor.

Siz, bir toplumun tarihinin en çetrefil bir anında, Jules Vernein Aya Seyahat romanını okumaya karar vermişseniz, sonra, o toplumun mütebaki tarihinin hangi aşamasında vaziyet edip de devrim yapmayı kuruyorsunuz?

Taraf - 29.07.2008

Yorumlar

Korkunç

Korkunç benzetmeler...

Şimdi bu yazının neresini düzeltelim?

Narodnikler AKP yerine koyulmuş, Okrahna (Gizli Rus Polisi) bizim derin devlet yerine... AKP bizim derin devletin insanlık dışı etkinliklerini teşhir ediyor!

Birincisi Narodnikler gerçekten çok samimi devrimcilerdi, Okrahna'ya karşı oldukca etkili örgütlendiler ve çok ciddi eylemler yaptılar. Gizlilik konusunda Lenin onlardan öğrendiğini hep söyledi. Belge AKP ile Narodnikler arasında benzerlik kuruyor, aklı sıra bizim duygularımızla oynayacak, ters köşeye yatıracak. Akıllı Belge neden Kerenski hükümetiyle benzerlik kurmuyor? O zaman kendisi ters köşeye yatacak, çünkü bu liberaller AKP'ye benzetilebilecek tek parti olmasına rağmen Lenin onlarla tavizsiz mücadele etmişti.

Peki AKP derin devletle mi mücadele ediyor?

Neden o zaman MİT ve TSK'nin sayısız "insanlık dışı etkinliklerini teşhir etmek" sözkonusu bile olmuyor?

Acaba Belge iddianameden habersiz mi? Türkiye'nin son 30 yılında biz devrimciler yürütülen her türlü iğrenç derin devlet operasyonlarına TAVIR alırken, yoksa o Jules Verne'in "Denizler Altında 20000 Fersah"ını mı okuyordu?