Heba edilen 2008 1 Mayıs'ı ve kaçırılan fırsatlar - KÖZ



Mayısta Yaşam’da 15 kişinin katıldığı bir KöZ sohbeti yaptık. Sohbette bir arkadaş uzun bir sunum yaptı ve daha sonra 1 Mayıs’a dair kısa bir sohbet gerçekleşti. Sunumu yapan arkadaş şunları ifade etti:

“Bugün 2008 1 Mayısı geride kaldı. 2 Mayıs’tan itibaren 1 Mayıs’la ilgili neler konuşuluyor? Sol sosyalist hareketin büyük bir kesimi Taksim’in kazanıldığını, direnişin ruhunun kazandığını, 2009’da da Taksim’de olunacağını ifade ediyor.

Bir taraftan da polisin 1 Mayıs’ta orantısız güç kullandığı, hastanelere bile gaz bombaları attığı söylenerek güya devlet teşhir edilmeye çalışılıyor. Valinin istifa etmesi, sorumluların yargılanmaları isteniyor. Bu kampanyalar işçi ve emekçilerin gözünün açılması ve devlete karşı sınıf kinini kuşanması yerine, AKP karşıtı CHP’nin değirmenine su taşımaktan başka işe yaramıyor.

Biz biliyoruz ki, sendika bürokratlarının devletle pazarlıklar yapması sonucu Taksim kazanılamaz; işçilerden, emekçilerden ve Kürt emekçilerinden güç almadan, bağımsız bir plan ortaya koymadan, sendikaların kuyruğunda hareket ederek sosyalist hareket Taksim’i kazanamaz.

Sosyalist hareket, 1 Mayıs’tan önce KöZ’ün ifade ettiği tuzağa basmıştır. Tüm işçi ve emekçilere ciddi bir saldırı olan SSGSS yasasına karşı bir araya gelmeyen DİSK, KESK ve Türk-İş konfederasyonları, 1 Mayıs’ta Taksim’de olacaklarını ifade ederek, birleşik kitlesel bir 1 Mayıs’ın zeminini ortadan kaldıran bir hamle yapmışlardır. Böylece Newroz’da bir araya gelen kitlenin 1 Mayıs’ta bir araya gelmemesinin yolunu döşemişlerdir. Sosyalistler ise Taksim hedefiyle bu tuzağa basmışlardır. Bu açıdan bizim de içinde olduğumuz devrimci hareket, 2008 1 Mayısı’nı kaybetmiştir.

1 Mayıs’tan önce, hükümetin SSGSS yasasına karşı işçi ve emekçilerden tepkiler oluşmaya başlamış ve zaman zaman bu tepkiler kitlesel bir biçimde sokağa taşmıştı. Diğer yandan İstanbul’da devletin Kürt halkına karşı yürüttüğü sınır ötesi ve sınır içi saldırılara karşı Kürtlerin ve sol sosyalist güçlerin birlikte örgütlediği, tarihin en kitlesel Newrozlarından biri yaşanmıştır.

"Normal " şartlarda düzenlenecek olan bir 1 Mayıs mitinginde bir araya gelecek olan yüz binlerce kitle “Zamlara Operasyonlara ve SSGSS Yasasına Hayır” şiarını güçlü bir biçimde haykırma fırsatını elde edebileceklerdi. Ancak bu fırsat kaçırılmıştır.

Şimdi baktığımız zaman SSGSS yasası meclisten ve Cumhurbaşkanlığı’ndan geçmiş bulunuyor. Devletin operasyonları yine hızlanmış durumda ve bunlar konuşulmuyor.

Bütün bunlara rağmen elbette umutsuzluğa düşmeyeceğiz. Önümüzde yerel seçimler var. Bu süreci işçi ve emekçilerin örgütlenmesi için bir fırsat olarak görüp, bu yönde hareket edeceğiz.”

Sunumu yapan arkadaş, KöZ'ün arkasında duran komünistlerin 1 Mayıs’ı nasıl karşıladıklarını, 1 Mayıs günü ne yaptıklarını ise şöyle açıkladı:

“KöZ olarak işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs’ın birleşik ve kitlesel bir biçimde geçmesi için merkezi düzeyde çabalarımız oldu. Fakat bunlar sonuç vermedi. Bu durumda ilişki ve temas içinde olduğumuz kitleleri 1 Mayıs alanına taşıyamıyorsak, 1 Mayıs’ı çalışma yürüttüğümüz varoşlardaki kitlelerin gündemine sokmayı gündemimize aldık. Ve çabalarımız bu yönde oldu. Bu çabalarımız sonucu Yenibosna’da EMEP, DTP, Partizan ve Mayısta Yaşam Kooperatifi’nin ortak örgütlediği bir 1 Mayıs kutlamasını, 1 Mayıs sabahı kitlemizin ve mahallelinin gündemine soktuk. ‘Varoşlarda Birleş Alanlarda Devleş’ şiarımıza uygun, mütevazı bir adım attık. Elbette kimi varoşlarda 1 Mayıs sabahı yaptığımız bu eylemler alternatif bir 1 Mayıs eylemi değildir. Fakat bu yaptıklarımızı büyük ikramiyeyi kaybeden ama amortiyle yetinen bir ruh hali olarak da görmüyoruz.”

Başka bir arkadaş ise 2008 1 Mayısı’nda iki şeyin altının çizilmesi gerektiğini ifade etti.

“Birincisi 1 Mayıs’ın kaybedilmesinin bir sorumlusu sendikaların tutumudur. Sendikalar SSGSS yasasına karşı işçi sınıfının ayrıcalıklı kesimleriyle sınıfın en örgütsüz ve ayrıcalıksız kesimleriyle önemli bir dinamik olan Kürt emekçilerinin 1 Mayıs’ta bir araya gelmelerini engellemişlerdir. 1 Mayıs’ın kaybedilmesinin asıl sorumlusu ise sol sosyalist güçlerdir. Çünkü sosyalist güçler bir taraftan sendikaların Taksim açıklamaları ile iyice sendikaların peşine takılmıştır. Bu sayede sosyalist hareketin 1 Mayıs’ın kazanılması yönünde bir yönelimi olmamıştır.

Altı çizilmesi gereken ikinci önemli şey ise şu son iki 1 Mayıs Taksim tartışmalarının gölgesinde geçmiştir. Bu sadece İstanbul’u etkileyen bir gelişme değildir. Tüm illerdeki 1 Mayıslara Taksim’in gölgesi düşmüştür.”

Önümüzdeki 1 Mayıs’ta da KöZ'ün arkasında duranların tutumu oldukça açık ve nettir: Çalışma yürüttüğümüz yerellerde, diğer siyasetler ve kurumlarla güçlü eylem birlikleri örerek, 1 Mayıs’ı yerellerde kitlelerin gündemine sokarak varoşlarda birleşmek, doğru gündem ve vurgularla alanlarda devleşmek. Elbette bu tutumumuz sadece 1 Mayıs’la sınırlı değildir.

Varoşlarda Birleş Alanlarda Devleş
Yaşasın Eylemli Sınıf Dayanışması

Yenibosna'dan Komünistler