İnşaat işçileri



Çoğu kez farketmiyoruz bir binanın yolun kenarından nasıl yükseldiğini. Sanki bir düğmeye basılmış da yavaş yavaş büyüyüveriyor yanı başımızda. Bir çocuk soruyor: 'Baba o adam ne yapıyor o kadar yüksekte?' 'Sıva yapıyor kızım.' Peki ama neden? Neden bir adam on beşinci katta, iskelenin üzerinde, hiçbir güvenliği olmadan çalışır ki? Sorunu biraz daha geriden başlatalım.

Orta Çağ'da sanayi üretimi küçük esnafın işidir. Bu yüzden birçok keşfi basit esnaflar ve işçiler yapmıştı. Kapitalist üretim iş ile bilgiyi, işçi ile bilgiyi birbirinden ayırdı (Marx, Kapital, kooperasyon bölümü). Belki de tüm bu nedenlerden inşaat işçileri toplumumuzda hor görüldü ve aşağılandı. Cahil, pis insanlar kondu adları. Ancak birçoğunun mühendislikteki bina planlarını okuyabildikleri ve pratikte koca binaları yaptıkları unutuldu.

Burada yüzlerce evde emeği olup, kendi evleri olmayan insanlardan bahsediyoruz. Demiri bükerler, ezilirler ama yüreklerini bükmezler. Ezik ama başı diktirler. Şaşılamayacak bir olgudur ki çoğu inşaat işçisi Kürt'tür. Yaşadıkları topraklardan sökülmüş, Akdeniz, Ege ve Marmara'da, genelde büyük kentlerde çalışmak zorunda kalmışlardır.

Türkiye'de kaçak çalıştırılma, fazla mesailerin ödenmemesi ve sosyal güvenceden kaçırılma rekoru inşaat işçilerinindir. Buna rağmen kışın soğuk, yazın sıcak demeden, az paraya, çoğu ailesinden uzakta çalışır. Niye mi? En iyi bildiği iştir. Gücünü, emeğini satar. O kadar işsiz vardır ki, patron ücreti ne kadar önerse kabul edecektir. 'Boş gezmekten iyidir,' der. Belki de bakması gereken bir ailesi vardır. Peki bunca zorluğa rağmen ne kazanır? Usta ayda 800-1000 YTL, işçi ise 600 YTL civarı kazanır. Burada işçi ustanın yardımcısıdır. Çoğu kez işçinin ücretini usta öder. Dışarıdan bakıldığında iyi bir ücret olarak görülebilir belki, ama bir yılda en az üç ay çalışılmadığı (kış mevsimi ya da işsizlikten çoğu kez ikisi birden) aşikardır. Tüm bunlardan sonra işçinin parasını alabilme endişesi başlar. Çoğu kez işveren anlaşma dışında iş çıkarır; parayı geciktirir, vermez. Parayı zamanında ve tam olarak veren patronsa iyi patron olarak anılır.

Türkiye'de bir işçi haftada en az altı gün, günde en az sekiz saat çalışır. Öğle yemeği molası o sekiz saat arasında hayatın farkına varıldığı noktadır. Çay ve sigara olmazsa olmazdır rahatlamak için.

Sosyal güvence ve mesailerle ilgili kanunların inşaat işçileri için pratikte yer almadığı ülkemizde, sağlık ve iş güvenliği ile ilgili bazı yönetmelikler aşağıda verilmiştir. Sizce hangileri uygulanıyor?

İşveren veya proje sorumlusu işyerinde yürütülecek faaliyetleri dikkate alarak bir sağlık ve güvenlik planı hazırlayacaktır (yapı işlerinde sağlık ve güvenlik yönetmeliği madde: 5.a, 7.b).

İskeleler kullanılmaya başlamadan önce, belirli aralıklarla ve üzerinde değişiklik yapıldığında, belli bir süre kullanılmadığında, deprem, sel gibi sağlamlığı ve dayanıklılığı etkileyebilecek olaylara maruz kalındığında uzman kişiler tarafından kontrol edilecektir (yapı işlerinde sağlık ve güvenlik yönetmeliği ek 4.b, bölüm-2, madde 6.3).

Bütün kaldırma araçları ve bağlantıları, sabitleme-destekleme elemanları da dahil bütün yardımcı kısımlar mevzuata göre, periyodik olarak kontrol, test ve deneylere tabi tutulacak (yapı işlerinde sağlık ve güvenlik yönetmeliği).

Çalışma koşullarının gerektirdiği her yerde ilk yardım ekipmanı bulundurulacaktır. Bu ekipmanlar kolayca erişilebilir yerlerde olacak ve yürürlükteki mevzuata uygun şekilde işaretlenecektir (yapı işlerinde sağlık ve güvenlik yönetmeliği ek 4.a, madde 13.4)

Her işveren; yüksekten düşme tehlikesi bulunan kısımlarda çalışanlara kişisel koruyucu donanım olarak emniyet kemeri verecektir (kişisel koruyucu donanımların işyerinde kullanılması hakkında yönetmelik madde:8, ek 3-9).

Tetanos hastalığına karşı aşağıdaki tedbirler alınacaktır. Tetanos tehlikesi olan işlerde çalışan bütün işçilere, antitetanik aşı yapılacak, parçalanmış, ezik ve toprakla bulaşacak yaralanmalarda, serum ve antitetanik tatbik olunacak, işçi daha önce yaralanmış ise rapel olarak anatoksin yapılacaktır (iş kanunu geçici madde 2, işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü madde 86).

Tüm bunlardan sonra büyük şirketlerin ve konuyla ilgili bakanlıkların işçi grevlerinde söylediği sözler hiç de masumane değildir. Türkiye'deki birçok örneğin dışında inşaat işçilerinin İrlanda Gama grevi ve Dubai'deki büyük grevi örnektir.

Dubai'de greve tepki gösteren Birleşik Arap Emirlikleri Çalışma Bakanı Ali bin Abdullah al-Kaabi ise işçileri 'uygar olmamakla' ve ulusal güvenliği tehlikeye sokmakla suçlamıştı.

Oysa biliyoruz ki gerçek uygarlık bu işçilerin elleriyle yükselecektir.