Gazeteci-yazar Murat Çelikkan, Çatı Partisi'ni değerlendirdi: 'Biraraya gelecek siyasal oluşumların demokrasi perspektiflerini genişletmeleri koşuluyla buna sadece sosyalist değil, anti-kapitalist oluşumlar, demokratlar, hatta liberal aydınların bile katılması mümkün olabilir. Elbette böyle bir oluşum içinde yer alacak aydınlar olacaktır. Ancak örgütlü yapılarla tek tek bireylerin güç dengesinin nasıl kurulabileceği hakkında da kuşkularım var.'
Eğer bir cepheden, bir güç birliğinden bahsedecek olsaydık, mevcut siyasal örgütlenmeler, sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve sendikalarla bu mümkün tabii, iyi de olur. Biraraya gelecek siyasal yapıların birbirleriyle tartışma ve ortaklaşmalarından, iyimser olursak bir sinerji de doğabilir, ama bu kitlesel bir parti için korkarım yeterli değil
Böyle bir oluşumda yer alacak aydınlar olacaktır
Gazeteci-yazar Murat Çelikkan, Çatı Partisi ile ilgili sorularımıza verdiği yanıtlarda, oluşum sürecinde kimi soruları ortaya atarak, tartışmanın niyetlerin ötesine geçmesi ve program tartışmasına evrilmesi gerektiğinin altını çiziyor...
Çatı Partisi oluşumu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Genel olarak olumlu baktığımı söylemeliyim. Ancak henüz ortada bir niyet ötesinde bir program yok. Kimlerin hangi program etrafında nasıl biraraya geleceklerine ilişkin bir tartışma da yok. Eğer neo-liberal iktisat politikaları karşısında insanı temel alan, vicdan, özgürlük, eşitlik, dayanışma ve kardeşlik temelinde bir politik program hedeflenecekse, bu temelde ve kapsamda programa sahip olan bir oluşum da yok. Bir de buna sıfatsız bir demokrasi meselesini katacak olursak, henüz ne parlamenter demokrasiye sahip çıkarak, katılımcı bir demokrasi anlayışından, ne silahlı mücadele ve şiddet ile arasına mesafe koyan bir anlayıştan da bahsetmenin olanağı yok. Böyle bir program etrafında, herkesin kendi örgütlülüğü ve siyasal programını koruyarak oluşturulacak çatının çok sağlam bir temeli olacağına inanmak zor. Eh ehveni şer denilecekse onu kabul edelim. Ama bu ehveni şer ile bugün bu iddiadaki siyasal oluşumların etkiledikleri kesimlerin ötesine ulaşabileceğine inanmak da çok kolay değil. Eğer bir cepheden, bir güç birliğinden bahsedecek olsaydık, mevcut siyasal örgütlenmeler, sivil toplum örgütleri, meslek odaları ve sendikalarla bu mümkün tabii, iyi de olur. Biraraya gelecek siyasal yapıların birbirleriyle tartışma ve ortaklaşmalarından, iyimser olursak bir sinerji de doğabilir, ama bu kitlesel bir parti için korkarım yeterli değil.
Çatı Partisi'nin katılımcı bileşimi nasıl olmalı, bu konuda sınırlarınız var mı?
Yukarıda saydığım kriterler ekseninde biraraya gelecek siyasal oluşumların demokrasi perspektiflerini genişletmeleri koşuluyla buna sadece sosyalist değil, anti-kapitalist oluşumlar, demokratlar, hatta liberal aydınların bile katılması mümkün olabilir. Ama tabii bu da Çatı Partisi'nin önüne program olarak neyi koyduğuyla doğrudan ilgili. Bugün var olabilmemiz, bu varoluşun adil, kabul edilebilir ve sürdürülebilir temelde olması için Türkiye'nin öncelikleri nedir? Nelerin hedeflenmesi ve hayata geçirilmesi gerekiyor? Bu hayata geçirme sürecinde örgütlenme ve kitleselleşmenin araçları ne olacak? Niye mevcut siyasi örgütlenmelerin potansiyel tabanları, seçimlerde onları yeteri kadar desteklemiyor? Askeri vesayet rejimi konusunda tavrımız ne? Diğer siyasal parti ve oluşumlarla bu konuda cesaretle işbirliğine gidilebilecek mi? Türkiye'de yıllardan süren ister savaş, ister çatışma deyin Kürt sorunu etrafındaki yarılma nasıl giderilebilir? Belli sorunlar etrafındaki kutuplaşma nasıl aşılabilir? Gibi sorunların tartışılması bizi ortaklaşma konusunda da daha ileri götürebilir.
Çatı Partisi oluşumunda aydınlara büyük bir rol düştüğü belirtiliyor. Sizce böyle bir Çatı Partisi saflarında bağımsız aydınların kendi rollerini oynayabilmelerinin ön koşulları nelerdir?
Kim belirtiyor bilmiyorum. Ancak 'aydınlar' sağdan sola geniş bir yelpazede 12 Eylül'den bu yana hemen her kesim tarafından eleştiri bombardımanına tutulmuş olsalar da ben üstlerine düşeni eksikleriyle de olsa yaptıkları kanaatinde olanlardanım. Hiçbir siyasal oluşuma izin verilmediği darbe faşizmi sırasında da, insan hakları mücadelesinde de, demokrasi mücadelesinde de bazen siyasal oluşumlardan daha etkin görev üstlendiler. Belki etkinlikleri 12 Eylül askeri darbesiyle birlikte toplumsal odağın üniversiteden medyaya kaydırılmış olması ölçüsünde yeterli olamadı, ama yapıları gereği bir siyasal bir aydın hareketi beklemek abes olurdu. Dönem dönem Türkiye siyasetine çeşitli etkilerdeki müdahalelerini mahfuz tutarım. Elbette böyle bir oluşum içinde de yer alacak 'aydın'lar olacaktır. Ancak örgütlü yapılarla tek tek bireylerin güç dengesinin nasıl kurulabileceği hakkında da kuşkularım var.
Bundan önceki işbirliği, seçim ittifakları deneyimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çok olumlu görmekle birlikte, seçim ittifaklarının belli politikaların hayata geçirilmesi, çeşitli kampanyalar, ortaklaşmalar düzeyine evrildiğini söylemek mümkün değil. Seçimden seçime akla gelen ve gerçekleştirilmeye çalışılan ittifaklar, kalıcı olmadı. Yine de son genel seçimlerdeki bağımsız adaylar deneyimi, sivil oluşumların şemsiye altında bazen bir miting, bazen bir eylem gerçekleştirmeye yönelik yaşanan ittifaklar da olumlu. Ama bırakın bir programı, henüz tek bir konu etrafında mutabakata dayalı bir ittifak deneyimi de yaşanmadı.
Çatı Partisi bu deneyim açısından sizce nasıl ele alınmalı? Salt seçim işbirliğinin geçici örgütü olarak mı, yoksa uzun erimli bir yanyana geliş ve birlikte yürüyüşün örgütü olarak mı?
Ben henüz Çatı Partisi'nin adı ve bu konudaki iyi niyetli, (bazen kısa vadeli bir pragmatizmle sınırlı da olan) yaklaşımların ötesinde programatik, örgütsel bir tartışmaya rastlamadım. Buna rağmen bu sorunun sorulmasındaki niyeti, seçim işbirliğinin ötesinde bir işbirliği arayışı olarak değerlendirip öyle cevap vermeye çalışayım. Yan yana geliş mi? Biraraya geliş mi? Bence bu da temel ayrım. Şimdilik kısıtlı olsa da geniş kesimlerin önceliği olacak çok kapsamlı olmayan, öncelikleri hedefleyen bir program etrafında siyaset yapma, örgütsel yapılar korunsa da biraraya geliş olarak adlandırılmalı. Seçim işbirlikleri ile başlanıp, ortak program oluşturmaya çalışmanın da bence bir sakıncası yok.
Çatı Partisi'nde yeni bir birliktelik kültürünün olmazsa olmazları hakkında görüşlerinizi açıklar mısınız?
Sanırım öncelikle hepimizin demokrasi ezberini gözden geçirmesi, tartışma kültür ve adabının ortaklaşmaya yönelik düşünülmesi, azınlık anlayışımızın ve temsiliyetinin oluşması, vur deyince öldürmeyen bir pozitif ayrımcılığın gözetilmesi ve bir siyasal partiden beklentilerimizin de netleşmesi lazım.
Gündem Online
