Yıldız Teknik Üniversitesi: Deli Dumrul Rektör Durul



İstanbul'daki üniversiteler içinde belki de en güzel yerleşkelerden birine sahip olan üniversitenin 7 fakültesi, 2 meslek yüksek okulu var. Özellikle mühendislik alanında ülkenin orta-üst sınıf üniversitelerinden biridir, adı üstünde 'teknik' üniversitedir. Her zaman İTÜ'yle karşılaştırmalar yapılarak hor görülür, hor görülmeyi de hak eder. Koca Elektrik- Elektronik ya da Makine fakültelerine bir binanın bir katını vererek eğitim yaptıramazsınız. Yazıktır. Üniversitenin son birkaç yılı rektörleri ve yöneticileri hakkındaki yolsuzluk iddiaları ile geçmiştir. Şu anki ve son seçimde de maalesef en fazla oyu aldığı için seçilecekmiş gibi görünen rektörü Durul Ören çok gariptir. Daha rektör olmadan önce dekanı olduğu fakültede trilyonluk yolsuzluk oldu, ona bir şey olmadı, trilyonluk hazırlık binası yaptırdı, ilk yağmurda çatısı aktı, kaloriferleri bozuldu... Çok talihsiz anlayacağınız.

Bir de solculara karşı 'dengesiz' tavrı ile bilinir. Öğrenciler 'Yaşasın Bir Mayıs' yazmasın diye A Bloğun camlarını değiştirdi. Dediğine göre o da solcudur. Eski solcudur. Ama çok eski solcudur. Önceki hayatında solcudur. Solcudur ama 'Newroz'u Nevruz yapmak için deli olur. Soruşturur, kovuşturur, tehdit eder. Döneminde açılan disiplin soruşturması sayısı, solcu başına 10'u geçmiştir. Örgütlenme özgürlüğüne düşmandır, solculara saz çalmaktan, türkü söylemekten soruşturma açar. Eskiden bu saçmalıklarla açılan soruşturmalardan ceza çıkmazdı şimdi bir de okuldan atmaya başladı.

Neyse rektörü bırakalım da üniversiteye bakalım. Bu üniversiteyi üniversite yapan benim için Beşiktaş Kampusunun güzelliğidir. İstanbul'daki en güzel yerleşkedir. İlçe olarak Beşiktaş da güzeldir ama öğrenci için hiç de güzel değildir. Kiralar 2 oda bir salon 1000 YTL'yi buldu ki bu rakam İstanbul'un en yüksek kira fiyatlarından biridir. Zengin öğrenciler orda kalır, diğerleri Çeliktepe, Gültepe, Kocamustafa Paşa, Çapa, Seyrantepe civarlarına giderler. Oralar biraz daha ucuzdur.

Mühendislik fakülteleri, Mimarlık, Sanat Tasarım Beşiktaş’ta. Tonoz Cafe solcular dâhil herkesin toplanma yeridir. Tarihi vardır, anıları vardır, güzeldir.

Diğer büyük yerleşke Davutpaşa: Beşiktaş'a nazaran dağ başındadır ve çok iticidir. Kimse sevmez. 2002-2003 yıllarında Ergenekoncuların silahlı eğitim alanıymış, bir öğrenci yaralanınca bırakmışlar. Zaten eski askeri kışladır. Altında kazılmış tüneller vardır. Şimdilerde havuz, yurt falan yapılıyormuş, herhalde biraz olsun yerleşkeye benzemiştir.

İngilizce hazırlık buradadır. Şimdi her yerde gördüğümüz cam binalardan ilk karşınıza çıkandır. Hapishane gibidir. Ortası boştur. Müdiresi (eğer değişmedi ise) nevi şahsına münhasır biridir. Anlayışlı görünür, herkese karşı iyi niyetli davranır, kontrol altında tutmaya çalışır ama her şey onu aştığında bile sakindir. Gariptir belki de solcudur!

İki yıllık bölümlere girenler Maslak'taki kulübelerde ders görecekler. Diğerlerinin yanında iki yıllıklar tam üvey evlattır. İnsan muamelesi görmezler, kaynak ayrılmaz, kötüdür yani. Kampusunda yurtlar vardır ama başka bir şey yoktur. Yazık!

Neyse toparlayalım: Ülkenin ve İstanbul’un en iyi üniversiteleri arasındadır. Yerleşkesi güzeldir ama git gide zenginlerin üniversitesi haline gelmiştir, yoksullar çok azdır. Eh biraz da faşist vardır. Öğrencilerinin son sekiz-on yıllık mücadelesi anti-faşist bir gelenek yaratmıştır. Sonuç olarak o kadar puan aldım niye buraya geldim demezsiniz. Tamam da, bu rektörle (ultra-aşırı-ekstrem ulusalcı-Kemalist vs.) bir 3-4 yıl nasıl geçer yahu!