2008 Avrupa Futbol Şampiyonası sırasında İsviçre ve Avusturya’ya, çoğu Doğu Avrupa’dan kadınlar, fuhuşa zorlanmak üzere getiriliyor. Kadın örgütleri şampiyona sırasında kadın ticaretinin önüne geçmek için harekete geçti.
İsviçreli bir kadın derneği, hazırladığı kısa filmle Euro 2008 sırasında fuhuşa zorlanacak kadınlara dikkat çekiyor. Genç bir kadın, vahşice bağıran erkeklerle dolu bir odada görülüyor ve ardından sokaklardaki fahişeler ekrana geliyor.
İsviçre televizyonlarında, stadyumlarda ve kalabalıkların bulunduğu yerlerde sık sık gösterilen bu spotun amacı, Avrupa Futbol Şampiyonası sırasında kadınların fuhuşa zorlanmasını engellemek. Kampanyanın koordinatörü Gaby Vermot’a göre, Euro 2008, aynı zamanda kitleleri kadın ticareti konusunda bilgilendirmek için de iyi bir fırsat. Bu görüşe katılan Avrupa Parlamentosu’nun Kadın Komisyonu üyeleri, İsviçre ve Avusturya’da yapılacak Şampiyona öncesinde zorla fuhuşa karşı geniş çaplı bir girişim başlatılması çağrısında bulundular.
Kırmızı kart kampanyası
Kadın Komisyonu’nun Slovakyalı başkanı Anna Zaborska, iki yıl önce Almanya’da yapılan Dünya Futbol Şampiyonası sırasında benzer bir kampanya düzenlediklerini hatırlatarak “Almanya’daki 2006 Dünya Futbol Şampiyonası’nda zorla fuhuşa karşı kırmızı kart fikri bizimdi Kırmızı kartı tekrar gündeme getireceğiz. Ancak zorla fuhuşa karşı mücadele elbette sadece büyük olaylarla sınırlı değil” dedi.
Komisyon'un Sosyal Demokrat Alman üyesi Lissy Gröner de 2006 yılındaki kırmızı kart kampanyasının başarıya ulaştığını söylüyor. Gröner, Dünya Şampiyonası sırasında zorla fuhuşun önüne büyük ölçüde geçildiğini dile getirdi. Gröner, “Futbol fanlarının desteği ve geniş tartışma platformu sayesinde korkulan olayların meydana gelmemesi, Almanya’da çok iyi bir başarı elde etmemizi sağladı” dedi.
Modern köleler
Avrupa Parlamentosu’nun verilerine göre, doğu Avrupa’dan yılda yarım milyon kadın Batı’ya getirilerek fuhuşa zorlanıyor. Bu kadınların iki kez zorlamaya maruz kaldığına dikkat çeken Lissy Gröner, öncelikle ülkelerinden yasa dışı yollarla ve hatta kaçırılarak Batı ülkelerine getirildiklerini ve ardından fuhuşa zorlandıklarını söylüyor. Fuhuşa zorlanan kadınları korumak için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini dile getiren Gröner, Şampiyona’ya ev sahipliği yapacak ülkelerin de girişimde bulunabileceğini belirterek “Burada İsviçre ve Avusturya’ya bir saldırı söz konusu değil. Biz, sadece modern köleler olan bu kadınların politik tercümanlığını yapmak istiyoruz” diye konuştu.
"Bu, genel bir sorun"
Futbolseverler ise fuhuşa neden olmakla damgalanmak istemiyor. Futbol etkinliklerinin bu şekilde teşhir edilmemesi gerektiğine işaret eden Avusturyalı milletvekili Christa Prets, fuhuşun genel bir sorun olduğunu savundu. Prets sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu açıklık getirmek istiyorum: Futbolu bunun suçlusu olarak damgalamamak gerekiyor. Zira fuhuş sadece futbol etkinliklerinde değil, genel olarak büyük organizasyonların yapıldığı her yerde oluyor.”
Anke Hagedorn, Deutsche Welle
İlk kez 2006 Dünya Kupası'nda (Almanya) gündemleşen bu kampanyayla ilgili Bianet'in haberi:
Mağdurların yüzde 80'i kadın
Yılda dört milyon kişinin insan tacirlerine kurban olduğuna dikkat çeken kuruluşlar, bunlardan 300 bininin Avrupa Birliği ülkelerinde yaşadığını tahmin ediyorlar. Mağdurların yüzde 80'nin kadın olduğu ifade edilirken, bunlardan yüzde 50'sinin yaşlarının küçük olduğu belirtiliyor.
Kampanyayı koordine eden "Kadın Hakkı, İnsan Hakkıdır" örgütünden Elvira Niesner ise fuhuş ticaretinin genç kadınların hayatını tahrip ettiğini kaydetti.
Niesner, "Biz 25 yıldır kadının insan hakları ihlallerine karşı çalışıyoruz, özellikle de zorla fuhşa karşı. Bu çalışmalarımız sırasında onların günlük yaşamlarına tanık oluyoruz. Gencecik kadınların hayatları mahvediliyor" diye konuştu.
Holstein: İnsanları düşünmeye davet ediyoruz
Schleswig Holstein Eyaleti'nin eski başbakanlarından ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Temsilcisi Heide Siemonis ise kampanya ile ilgili şunları söylüyor:
"Fuhuş sektörünün müşterilerini düşünmeye teşvik etmek istiyoruz. Futbol heyecanını yaşarken, genç kızların, kadınların insanı insanlıktan uzaklaştıran, onursuz bir iş yapmaya zorlandıklarına dikkat çekmek istiyoruz."
Held: Fair play geriye itiliyor
Alman eski milli futbolcu Siegfried Held de kampanyanın aktif çalışanlardan biri. Held, yüz binlerce kişinin izlediği bu tür turnuvalarda fuhuşun bir gerçek olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
"İnsanların zor durumlarının istismar edilmesine, şiddet ve zorlamaya hiçbir şekilde anlayış gösteremeyiz. Zorbalığa anlayış gösterirsek sporda bildiğimiz 'fair play' kurallarını bir kenara itmiş oluruz. Bu yüzden fuhşa zorlamaya kırmızı kart gösterelim."
Alman Kadın Konseyi'nin genelde fuhşa karşı çıkmayıp illegal fuhuşla mücadele etmesi bazı kadın örgütlerini rahatsız ediyor.
Kadın örgütleri, sendikal örgütlenme istiyor
Kadın örgütlerinin bir kısmı kadının alınıp satılmasını reddediyorlar ve kadına yaşamını insanca koşullarda idame ettirecek çalışma koşullarının hazırlanması ve vücudunu meta olarak satmak zorunda kalmamasını istiyorlar.
Örneğin 1998 yılında fahişeliği yasaklayan İsveç, Almanya'da yapılacak Dünya Futbol Şampiyonası sırasında Almanya'daki genelevlerin kapatılmasını talep etti.
Alman Kadın Konseyi ise hayat kadınlığının dünyanın en eski meslek olduğundan yola çıkarak sendikal örgütlenme hakkının tanınmasını selamlıyor ve legal fuhuş sektörünün desteklenmesini istiyor. Yani karşı çıkılan illegal fuhuş ve kadın ticareti.
Kampanyanın talepleri arasında şunlar yer alıyor
* Legal fuhuş sektöründe çalışan kadınların haklarının artırılması,
*Kölelik koşullarında fuhşa zorlanan "yabancı" kadınların cezalandırılması yerine, onları zorlayan şebeke ve kişilerin cezalandırılması,
* Kadınların "itirafçılık yasası" kapsamına alınarak en azından mahkeme süresince oturum hakkına sahip olmaları, bu kadınlara psikolojik ve maddi yardım yapılması,
* Kadınları göçe mecbur eden ve insan tacirlerinin kucağına atan koşulların yok edilmesi için yoksul ülkelere yönelik kalkınma yardımının artırılması.
Bianet.org (PŞ/AD)
